Siz kaçın ben onları oyalarım

otisakaman:

bazenkusuyorumben:

evet!
bugün yaşlı bir balıkçının doğum günü, aslında bu günlerin böyle çok önemli kılınmasına sinirleniyorum, olsun.
fotoğrafda gördüğünüz eller bizim, deniz kabukları ve taşları ise geçen yaz beraber toplamıştık, bu kış buluşup taşlarımızı birleştirdik -güçlerimizi birleştirdik gibi oldu ay-
ne ise efendim, mutlu mutlu yaşlar diliyorum!
-buraya pek sevgi dolu sözcükler gelecek-

otisakaman sana deniz kabuklarından kuş yaptım konacak pencerene*

O kartı kullanmadın mı sen eve giderken? :> 
Deniz kabuğu saklamak > dünyanın en güzel olayı. 
Deniz > Dünyanın en güzel kadını. 
Ankara’ya yolumuz düşşe de yanına uğrasak. 
2 gün önce tanıştığı arkadaşlarını benimle tanıştırsa keşke. 
Vay be. 

oy severim!
senden kalan saklanıyor, yürünen yollarda öyle*

evet!
bugün yaşlı bir balıkçının doğum günü, aslında bu günlerin böyle çok önemli kılınmasına sinirleniyorum, olsun.
fotoğrafda gördüğünüz eller bizim, deniz kabukları ve taşları ise geçen yaz beraber toplamıştık, bu kış buluşup taşlarımızı birleştirdik -güçlerimizi birleştirdik gibi oldu ay-
ne ise efendim, mutlu mutlu yaşlar diliyorum!
-buraya pek sevgi dolu sözcükler gelecek-

otisakaman sana deniz kabuklarından kuş yaptım konacak pencerene*

herkes yeterince üzüldü ise ara verelim mi?

Bir fırsat bulsam var ya, en güzel ben ağlarım!

sevdiğiniz yolda elinizi tutmuyor ise, anlayın ulan, sevmiyor işte!

üç beyazdan asla uzak durma bebeğim.
biliyorsun,
biliyorsun, ben, ben ve ben.

benim göğsüme kar yağar sen baktıkça.

geç oldu gideyim, senden.

bir kural gibi, sevdiğimiz tüm adamlar yanlış olmak zorundaydı.
ve yine bir kural gibi, biz hep üzülmeliydik.

minik göğüsler aşkına!
evet,
minik göğüsleri sevelim.

ağlarken, tarifi mümkün olmayan suçlar işleyebilirim.
yüzüm çıplak, maskem kırık.
yasalar gereği bir fahişeyi oynayabilirim.
siyah, bir küvet dolusu papatya şimdi ve biraz sol kaburga.
yağmur yağsa, yirmi bir gram azalabilir ruhum.
şimdi, herkesin sahip olduğu çağdışı bir trajedi.
üzülmüyorsun,
yasalar gereği kafama sıkabilirim.

ben hep üşüyorum baba.
biliyorsun,
burada kuşlar sert geçiyor.

utanma kadın biraz daha ağla sokaklarda.
biliyoruz, seviyorsun.

babama ilk gülümsediğimde,
içimden ezbere bildiğim tüm çiçek isimlerini saymıştım.
sen de ağla beni biraz.

cennete giden üst geçit, sanırım senin omuzların.